12 Şubat 2010 Cuma

Fenerbahçe Yarı Finalde


Dün akşam oynanan Ziraat Türkiye Kupası çeyrek final 2. maçında Fenerbahçe, Bursaspor'a deplasmanda 3-1 mağlup olmasına rağmen, ilk maçındaki 3-0'lık galibiyetinin getirdiği avantajla ismini yarı finale yazdıran son takım oldu. Maça gerek sakatlıklar gerekse oyuncuların bir kısmını dinlendirmek için farklı bir kadroyla çıkan Daum'un ekibi maçın ilk 15 dakikasında 3 tane net gol pozisyonundan yararlanamadı. Maçın geri kalan kısmında ise etkisiz bir Fenerbahçe, mücadeleci bir Bursaspor vardı. Maç uzatmalara gidecek diye düşünülürken 89. dakika da Alex'in G. Gönül'e attığı akıl dolu pasın ardından Gökhan'ın ara pasıyla topla buluşan okçu Güiza durumu 3-1'e getirerek son 3 kupa maçında attığı 3. golle Fenerbahçe'yi yarı finale taşıdı. Penaltı dahil 3 pozisyonu olan Bursaspor durumu 3-0'a getirirken sarı-lacivertli ekipte bir kıpırdanma yoktu. Bursaspor'un daha iyi oynamasına rağmen bu maçın hakkının beraberlik olduğunu düşünüyorum. Oynayan taraf timsahlar olsa bile 5 tane net gol pozisyona giren taraftı Fenerbahçe. Burda hakem Cüneyt Çakır'a da bir çift lafım var. Turgay denen futbolcuya(!) 2. sarı kartı 2 defa haketmesine rağmen gösteremedi. Daha sonra başka bir sarı kartla oynayan oyuncu Bilica'yı da oyundan ihraç etmeye cesaret edemedi. Yazıktır, olmaz böyle. Yalnız dün, futbolla ilgili bilmediğim bazı kurallar olduğunu gördüm. Topu elle kasten oynamanın cezası ve de korner direğine tekme atmanın yaptırımı sarı kart değilmiş. İnşallah bu hep böyle devam eder!
Küçük bir paragraf da Bilica'ya açmak istiyorum. Bilica, Serie A dahil bir sürü avrupa liginde oynamış bir futbolcu. Tecrübesine ve yerinde müdahalelerine diyecek lafım yok, ancak dün yaptığı hareket penaltı değildi, Sayın Erman Toroğlu'nun deyimiyle "penaltı oğlu penaltıydı." Bu kadar tecrübeli olmana rağmen ve orada Volkan Şen'e sen dahil 2 kişi basıyorken nasıl yapabiliyorsun bu penaltıyı? Umarım bundan sonraki maçlarda daha dikkatli olursun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder